İYİ PARTİLİ KABACA'DAN EYT' LİLERE ZİYARET
DEMİRDAĞ,OTOBÜS SEFERLERİ İLE İLGİLİ BİR ÇOK YERDE SIKINTI VAR
ADANA'MIZIN KIYMETİNİ BİLMELİYİZ
ÖZLEM OĞUR
EDEBİYAT ÖĞRETMENİ
Adana'mızın kurtuluşunun 99.kurtuluş yıldönümünü gururla karşılıyoruz. 5 Ocak Kentimizin Fransız işgalinden kurtulduğu gündür. Bu yazımda buna ve bunun yanı sıra Adana'nın sosyolojik ve kültürel tarihine de değinmek istiyorum. Adana Seyhan Nehri kıyısına kurulan, Türkiye’nin tam güneyinde yer alan, 2 buçuk milyona yaklaşan nüfusuyla Doğu Akdeniz'in en büyük ilidir. Adana eskilerde zenginle yoksulun iç içe kardeşçe yaşadığı bir şehirdi. Bir yanda yüz binlerce dönümlük arazisinde tarım yapan ağalar, diğer yanda Güney Doğu’dan Orta Anadolu’dan şehrimize gelip, yazın 50 derecelik sıcağında genciyle yaşlısıyla pamuk toplayan ırgatlar vardı. Daha eskilerde ise farklı uluslar ve farklı kültürler Adana’yı yurt edinmişlerdi. O yüzden Adana farklı kültürlerin bir sentezidir. Aslında günümüzde de Adana'nın kültüründe geçmişten gelen farklı kültürlerin şehrimizde bıraktığı izleri görmek mümkündür. Bu izlerden, bu sentezden kaynaklı olarak da Adana erkekleri eli açık, delikanlı, haksızlığa gelemeyen, fiyakalı, söylemleri; Sert ama kalbi yumuşak kadınları ise bilgili, yardımsever, paylaşımcı ve yiğittir derler. Bu özellikleri de bir çok kitaba konu olmuş bağrından bir çok siyasetçi, sanatçı ve ilim insanı çıkartmıştır. Benimde yıllar önce okuduğum, geçen ay tekrar 4 cildini okuyup bitirdiğim, Yaşar Kemal'in dünyaca ünlü İnce Memed romanını yazdıran coğrafya da Adana’dır. Burada Adana'nın doğası ve insanının kişiliği anlatılır. Adana’nın tek sıkıntılı yanı ise özellikle şehre gelenler, ziyaret edenler tarafından çok nemli ve bunaltıcı sıcağıdır. Hatta tevatüre göre, Adanalının delikanlı ve sıcakkanlı olması güneşe ateş etmesi de bundan ileri gelir. Tabii her güzelin de bir kusuru vardır. Fakat Adana içinde yaşayanlar için candır ekmektir nereye giderse gitsin, Adana'yı özler ve Adana’yı arar. Her ne kadar Adana'mız artık kendini yenilemiş sanayisiyle, ticaretiyle ön plana çıkmış olsa da, Adanalılar için sıcak birlikteliklerin yaşandığı büyük bir beylikti aslında. İşte böylesine güzel kenti böylesine huzurlu yaşamı bizlere kazandıran da, bundan 99 yıl önce düğüne gider gibi ölüme giden, kendisinden kat be kat güçlü zalim düşmana karşı mücadele eden, şehadet şerbeti içmek için birbiriyle yarışan, bu toprakları kanlarıyla sulayarak vatan eden şanlı ecdatlarımızdır. Bugün yaşadığımız rahatlık, toprak altında yatan Atalarımızın kahramanlıkları sayesindedir. Tüm bunları unutmamalıyız. Gerek şehrimizin, gerek ülkemizin kıymetini bilmeliyiz. Atalarımızdan öğrendiğimiz vatan sevgisini, onların kahramanlıklarını, şanlı tarihimizi gelecek nesle ilmek ilmek nakşetmeliyiz. Böylece vatan sağ olur,ebedi olur.
Son olarak Adana'mızın gurur gününü, büyük bir coşku ve heyecanla kutluyor, başta Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, bu güzel günü bizlere armağan eden bütün şehit ve gazilerimizi minnetle yad ediyorum.